Zürafalar su içerken dengelerini bulmakta güçlük çekerler. Özellikle su içerken yırtıcıların saldırılarına açıklardır. Uzun boyları su içerken onların hayatlarını zorlaştırsa da yiyecek ararken durum tam tersine dönmekte. Uzun boyları sayesinde diğer ot yiyen hayvanların ulaşamadıkları yere kolaylıkla ulaşabilirler. Dünyanın en uzun hayvanlarından biri olan zürafaların boyu 5.5 metreye kadar çıkabilir. Ağırlıkları ise 1.5 tondur. Ses telleri olmayan zürafaların dilleri ise 35 cm. kadardır.
12 Mart 2009 Perşembe
20 Şubat 2009 Cuma
Yeni bir fare türü keşfedildi
Büyük Okyanus’un ada devleti Filipinler’de yetkililer yeni bir fare türü keşfettiklerini raporladılar. 175 gram ağırlığa sahip yeni tür Mindanao adasında bulunan Hamiguitan dağınında 950 metre yükseklikte keşfedildi.
Hamiguitan sıçanı adı verilen yeni türün sarı-kahverengi renkli, tüylü uzun bir kuyruğa sahip olduğu belirtildi.
Bulunan yeni türün Mindanao adasındaki birçok türle akrabalığı bulunuyor. Bilim insanları, coğrafi yapısı nedeniyle Mindanao’da birçok farklı türün barındığını ifade ediyor.
Filipinler’de, yalnızca bu bölgede yaşayan 125 farklı türden memeli hayvan bulunuyor. Araştırmanın Filipinli lideri Danilo Balete, bulunan yeni türün sadece Hamiguitan’ın güney bölgesinde yaşadığı saptanan ilk tür olduğunu belirtti.
L.A.’de Buzul Çağı’na ait yeni fosiller bulundu
Los Angeles’ta kuzey - güney doğrultusunda uzanan ünlü La Brea Bulvarı’nında bulunan La Brea Katran Çukurları’na (La Brea Tar Pits) oldukça yakın bir noktada yeni bir fosil yatağı bulunuyor.
Keşfedilen fosiller arasında bir aslana ait kafatası, kılıç dişli kedi kalıntıları, kurt, bizon, at ve neredeyse hiç bozulmamış bir mamut iskeleti bulunuyor.
Araştırmacılar, katran çukurlarının yanında bulunan bir otoparkın altında 2006 yılından bu yana 16 fosil yatağı buldu, kazı çalışmaları ise geçtiğimiz yılın yaz aylarında başlamıştı.
La Brea’da kurulmuş olan Page Müzesi yetkilileri, bulunan fosillerin müzenin Buzul Çağı koleksiyonuna eklenebileceğini belirtiyor. Bu keşif, müzenin mevcut envarterinin iki katına çıkmasını sağlayacak.
700 farklı türden fosillerin keşfedildiği Proje 23 olarak adlandırılan araştırma sırasında bulunan dev mamut fosiline “Zed” adını veren araştırmacılardan Shelley Cox, Zed’in neden önemli olduğunu şöyle açıklıyor:
“Zed’i önemli kılan onun tam bir örnek olması. La Brea’da ortaya çıkardığımız fosillerin hepsinden daha büyük, dişleri de tam ve şimdiye kadar bulduklarımızın hepsinden önemli derecede büyük”
Zed’in kemiklerini inceleyen araştırmacılar, kemiklerden anladıkları kadarıyla hayvanın 47- 49 yaş aralığında bulunduğunu ifade ediyor. Bulunan fosil, karbon hesabına göre 38 bin ila 42 bin yıl öncesinde yaşadı.
La Brea Katran Çukurları bölgesi 10 bin ve 40 bin yıl öncesi aralığında yer alan zaman diliminde birçok hayvana evsahipliği yaptı. Dünyanın en ünlü arkeolojik bölgelerinden biri olan bölgede yer alan yapışkan zift, yıllar boyunca mamutlar, mastodonlar, kılıç dişli kediler ve diğer Buzul Çağı hayvanlarını yutarak dünyanın en büyük fosil yataklarından birini oluşturdu.
17 Şubat 2009 Salı
İnsan gibi dişleri var
|
Atlantik Okyanusu'nun en güney bölgelerinde deniz yaşamını araştıran Alman araştırma gemisi R/V Walter Herwig'deki bilim adamları onunla ilk karşılaştıklarında hayretlerini gizleyemedi.
O sefer sırasında tek bir tanesini yakalayabildiler ve incelediler. En büyük şaşkınlığı, insan gibi dişleri olduğu anlaşılınca yaşandı. Cinsiyeti ise belirlenemedi.
"Promachoteuthis sulcus" olarak geçen bu farklı ahtapot, türünün diğer üyelerinden morfolojik bakımdan oldukça farklı. Ahtapotun kolları, boyutlarına göre daha kalın, vantüzleri daha büyük, ve alışılmışın çok dışında "dişleri" var.
Bilim adamları, şimdi "Promachoteuthis sulcus"u daha yakından gözlemek için, bu garip ahtapotun yaşam alanı olan Atlantik'in güney bölgesinde, Güney Afrika'ya 2800 kilometre, Güney Amerika'nın en güney noktasına ise 3300 kilometre mesafedeki Tristan da Cunha adlı bir grup volkanik adanın açıklarında üs kurdu.
12 Şubat 2009 Perşembe
Tırtılın İlginç Savunma Taktiği!
Oxford Üniversitesinden Jeremy Thomas ve ekibinin yaptığı ve Science dergisinde yayımlanan araştırmaya göre "Maculinea rebeli" türü kelebeğe dönüşen bu tırtıl türü, düşman karıncalardan kurtulmak için, "Myrmica schenki" türü kraliçe karıncanın sesini taklit ediyor.
Böylece karıncıları "hipnotize eden" tırtıl, işçi karıncalar tarafından yuvaya taşınıyor ve burada "kraliçe muamelesi" görerek "şımartılıyor".
Karınca yuvalarının içine minyatür mikrofon ve hoparlör yerleştiren ve kraliçe karıncanın işçi karıncalara yönelik sesini kaydedip tekrar çalan Thomas ve ekibi, kraliçenin sesini çaldıklarında antenleri havada ve çeneleri açık saatlerce hareketsiz duran işçi karıncaların, tırtılın taklit ettiği ses karşısında da aynı durumda beklediğini gördü.
Tırtılın bu taktiği diğer bazı karınca türlerindeyse işe yaramıyor. Diğer karınca türleri bazı kimyasal maddeler yaya-ak, "Maculinea rebeli"nin maskesini düşürmeyi başarabiliyor.
10 Şubat 2009 Salı
Küresel ısınma kuşları kuzeye göç ettiriyor
Araştırma raporu, güzel görüntüsü, küçük vücudu ve etkileyici sesi ile bilinen mor ispinoz kuşunun kışları daha önceki yerleşim yerlerinden 644 kilometre daha kuzeyde geçirdiğini ortaya koyuyor.
Araştırma 40 yıl içinde ABD’nin ortalama sıcaklığının 3 derece arttığını gösteriyor. Sıcaklık artışları ise genelde ülkenin kuzeyinde bulunan eyaletlerde kendini göstermiş. Araştırmayı yapan Audobon Society yetkililerinden Greg Butcher bulguların kuşların kendi iradeleri ile bunu gerçekleştirdiği ya da ekolojik değişimlerle ilgili olmaktan ziyade sıcaklıkla ilgili olduğunu ifade ediyor.
Yapılan çalışmanın, uzun yıllardır kuşları takip eden hobi sahiplerinin gözlemlerinin sağlaması olduğunu belirten Butcher, daha önceki çalışmalarda İngiltere ve ABD’nin Güney bölgelerinde de aynı sonuçların alındığını belirtiyor.
7 Şubat 2009 Cumartesi
Bir anda yılana dönüşüyor
İlk bakışta ne olduğunu anlamak çok zor. Bilim adamları zaten bu yüzden 1998'e kadar varlığından haberdar olunmadığını savunuyorlar.
Çünkü bir anda, istediği pek çok deniz canlısına dönüşebilen bu garip ahtapot, yüzyıllarca kendisini bir başka canlı gibi göstermiş.
1998'de Güneydoğu Asya açıklarında resmen keşfedildiği kayıtlara geçtiğinde "Mimic Octopus" ya da "taklitci ahtapot" olarak adlandırıldı.
Gezegenin en ilginç canlılarından biri olarak nitelenen "taklitçi ahtapot", tehlike anında, duruma göre yılan balığına, yassı balığa, aslanbalığına, deniz yıldızına, dev yengeçe, vatoza, denizanasına dönüşebiliyor. Sadece görüntüsü değil, hareketleri de onları taklit ediyor.
Bir voleybol topu büyüklüğündeki ahtapot kolaylıkla bir kola kutusuna girebiliyor.
Bu müthiş yeteneği onu, gezegenin en ilginç canlılarından biri yapıyor.
Hürriyet
6 Şubat 2009 Cuma
Soyu tükenen dağ keçisi klonlandı
2000 yılında öldüğü tahmin edilen en son Bucardo’dan alınan doku örnekleriyle oluşturulan klon, hayata geldikten kısa bir süre sonra akciğer yetmezliğinden dolayı öldü.
19. yüzyılın sonlarında sayıları 100’e düşen Bucardo’ların sonuncusundan alınan ve 9 yıl boyunca özenle saklanan doku örneklerinden elde edilen DNA ve evcil bir keçinin yumurta hücreleriyle 440 kadar embriyo elde eden bilim adamları embriyoların 57 tanesini taşıyıcı anne adaylarına aktardı. 8 adayın gebe kalmasının ardından anne adaylarından biri başarılı bir doğum yaptı.
Doğan yavru Bucardo’yu 7 dakika hayatta tutmayı başaran araştırmacılar, bu yöntemle nesli doğal seçim (natural selection) yerine avlanmak, çevre kirliliği gibi insan eliyle oluşturulan tehditler nedeniyle tükenen hayvanları hayata geri döndürmek için araştırmalarına devam edeceklerini açıkladı.
3 Şubat 2009 Salı
Şempanze yavruları bebeklerden daha zeki çıktı
İnsanın yaşayan en yakın akrabaları olan ve DNA’ları yüzde 94 oranında insanınkine benzeyen şempanzelerin sanıldığından daha zeki olduğu kanıtlandı.
Portsmouth Üniversitesi’nden Profesör Kim Bard, 46 yavru şempanzeye, insan yavrularına uygulanan ses ve objelere gösterilen tepkileri ölçen kavramsal zeka testlerinin aynısını uyguladı. Sonuçta bakıcıları tarafından ilgi gösterilmiş şempanze yavrularının, kendi anneleri tarafından şefkat gösterilen akranı bebeklerden daha başarılı olduğu görüldü. Profesör Bard, hayvanat bahçesinde ilgiyle büyüyen şempanzelerin diğerlerine oranla daha gelişmiş ve mutlu olduğunu da saptadı. Bard bu durumu şöyle açıkladı; “Özen gösterilen şempanzeler, bakıcılarıyla daha sağlıklı ilişki kurabiliyorlar ve basmakalıp davranışlara daha az eğilim gösteriyorlar.”
19 Ocak 2009 Pazartesi
32 yaşındaki goril ameliyat edildi
Almanya’nın Frankfurt kentindeki hayvanat bahçesinde 1977 yılında dünyaya gelen ve 1989 yılında Budapeşte hayvanat bahçesine getirilen Liesel adlı goril, Macaristan Onkoloji Enstitüsü Başhekimi Prof. Dr. Laszlo Ungvar ve ekibi tarafından ameliyat edildi.
Bir saat süren ameliyatın ardından açıklama yapan Ungvar, Macaristan’da daha önce böyle bir ameliyatın yapılmadığını, meslektaşlarıyla birlikte başarılı bir ameliyat gerçekleştirdikleri için çok mutlu olduğunu söyledi.
Budapeşte hayvanat bahçesi yetkilileri, Liesel’in üst üste düşük yapması üzerine yapılan araştırmada karnında kötü huylu tümörün fark edildiğini söylediler.
Bugüne kadar Dango, Gorka ve Ebobo isimli üç goril dünyaya getiren 32 yaşındaki Liesel’in yeniden gebe kalması ümit ediliyor.
18 Aralık 2008 Perşembe
Uçan Yaratıklar
Borneo yağmur ormanları
Dünyanın en esrarengiz mekânlarından biri Borneo yağmur ormanları, çok sayıda uçan memelinin, uçan sürüngenin ve uçan kurbağanın evi...
Uçan lemur (Galeopterus variegatus)
Diğer lemurlarla bir akrabalığı olmayan Uçan lemurlar, ayrı bir aileye, derikanatlı familyasına aitler.
Uçan dev sincap (Aeromys thomasi)
Gece karanlığında ormanda ağaçlar arasında sessizce gidip geldiğinden, biyologlar tarafından detaylı olarak çalışılması son derece güç canlılar arasında yer alıyor.
Draco kertenkelesi (Draco cornutus)
Borneo Adası'nda uçan sürüngenler içerisinde en uzun mesafeyi kat edeni draco kertenkelesi. Rakip erkekler birbirlerini ağaçtan ağaca uçarak havada kovalıyorlar.
Uçan lemur
Uçan lemurlar, süzülebilen memeliler arasında en gelişmiş kanat benzeri derilere sahipler
Uçan Kurbağa
Borneo Adası'na özgü en büyük uçan kurbağalardan biri o, Rhacophorus nigropalmatus. Havada süzülürken su birikintilerine yakın ağaçların üzerindeki dişileri çağırıyor.
Uçan Gekolar
Yağmur ormanının gece ortaya çıkan avcılarından biri de Kuhl uçan gekoları
Cennet ağacı yılanı (Chrysopelea paradisi)
Bir dalda vücudunu yay gibi gerip kendini fırlattıktan sonra omurgası açılarak gövdesi bir kâğıt gibi incelir. Böylece yüzey alanı havanın kaldırmasına yardım edecek kadar artmış olur.
