teknoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
teknoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mart 2009 Pazar

Cerrah robot

ABD’de geliştirilmesine devam eden cerrah robot sayesinde, yaralılara sağlık merkezine gelene dek yolda uzaktan müdahale edilebilecek.

California merkezli SRI International Labs.’ın geliştirme çalışmalarına devam ettiği ‘Trauma Pod’ adlı mobil ameliyathane ve içindeki robotlar sayesinde, acil durumdaki vakalara, hayati ilk saatlerde uzaktan cerrahi müdahale yapıllabilecek.

ABD Ordusu için geliştirilen sistem temelde, savaş alanında yararlanan askerler hastaneye taşınırken yolda müdahale edebilmek amacıyla geliştiriliyor.

Mobil ameliyathanenin merkezinde, uzaktan kumanda edilen üç kollu bir robot bulunuyor. Gerçek bir cerrahın kumandasındaki bu kollardan bir tanesi, cerrahın ameliyatı takip edebilmesi için bir endoskop taşıyor. Hastanedeki cerrah, diğer iki kol sayeside, kilometrelerce uzaktan ameliyatını tamamlayabiliyor.

SRI’ın baş geliştiricisi Pablo Garcia amaçlarını şöyle açıklıyor: “Trauma Pod, yaralanmalardaki cerrahi kontrole ve yaralı için gerekli asgari stabilizasyonu sağlaya odaklanmış durumda. Uzaktan kontrolü ve akciğer tahribatı ya da soluk almanın durması gibi hayati tehlikenin söz konusu olduğu durumlarda müdahale etmeyi sağlıyor.”

AMELİYATHANEDE YOK YOK
Trauma Pod’da yalnızca ‘cerrah robot’ bulunmuyor. Ona 12 robot da asisitanlık yapıyor.

Ameliyathanedeki yatak da özel olarak geliştirildi. Bu özel yatakta, yaralının tüm hayati bilgilerinin yer aldığı bir ekran ile oksijen ve gerekli sıvıların yaralıya verilmesini sağlayan ekipman yer alıyor. Ayrıca yatağa monte edilmiş özel bir kol, anestezi uzmanının yapması gereken herşeyi yapabiliyor.

Trauma Pod’ da üç boyutlu bir röntgen cihazı yer alıyor ve sonraki versiyonlarına ultrason eklenmesi de düşünülüyor.

Öncelikli olarak ordu için geliştirilse de özellikle afet bölgelerinde de aktif görev alması beklenen Trauma Pod’un, on yıl içinde hizmete girmesi hedefleniyor.

‘ALKOL TESTİ GİBİ’
Geliştirme çalışmalarında yardımcı olan Standford Üniversitesi’nden Brenden Visser projenin geldiği aşamadan çok etkilendiğini saklamıyor: “Üç tane ayrı robot, güçlü ve hızlı kollarıyla adeta hastanın üzerinde dans ediyor. Birbiriyle çarpışmıyorlar ve çok küçük nesneler bir koldan diğerine geçiyor. Bu, biraz gözlerinizi kapatıp parmağınızı burnunuza dokundurduğunuz alkol testlerine benziyor. Ama bunu çok hızlı yaparak ve kaza eseri burnunuzu kıracak kadar güçlü kollarala.”

Philips saydam OLED teknolojisini tanıttı

Philips Research, gündüz ışığı geçiren ve sıradan bir cam olarak kullanılabilen, karanlıkta ise panele dönüşen prototipini tanıttı.

hilips tarafından tanıtılan saydam OLED (Organic Light Emitting Diode - Organik Işık Yayan Diyot) teknolojisi, insanların camdan duvarlar oluşturarak kendi özel alanlarını oluşturabilmelerini sağlayacak.

Basit olarak, ışık altında saydam olarak cam işlevi gören buluş, karanlıkta ise panele dönüşerek camdan bir duvar oluşturabiliyor. Teknoloji, dilenirse doğal ışığı yansıtıyor, dilenirse gündüz de kullanılabilmesi için, dahili ışığı ile aydınlanıyor.

Henüz seri üretimi için 3 ila 5 yıl geçmesi gerektiği belirtilen buluş, OLED teknolojisinin karmaşıklığı ve aşılamamış kısıtları nedeniyle henüz sadece 12 santimetre ebadında üretilebiliyor.

Philips tarafından geliştirilen 12 santimetrelik prototip, şimdilik birkaç dakika boyunca camdan bir duvar oluşturabilse de, buluşun gelecekte gerektiğinde ise ortam ayırıcı panel olarak kullanılabilecek yeni nesil pencerelerin geliştirilebilmesine olanak tanıyacağı ifade ediliyor.

3 Mart 2009 Salı

NASA'dan geleceğin uçak tasarımları

Bu görmüş olduğunuz Grafiklerde tasarımlar hazır durumda . Prototipler ve konsept uçaklarrın bazıları 1960 -1980 - 1990'lı yıllarda üretilen prototipler var.
Bazı nedenlerden dolayı uçaklar nasa uzay müzesinde korunmaktadır. Fakat şunun altını çizmekte fayda daha öncelerde gizli projelerde yer aldığı için bu tarz uçaklar resmi olarak üretildi. 51.Bölge'de deneme sürüşü yapılan pek çok gizli uçaklar görmeniz mümkündür. Bir kaç yıl içerisin de bu tasarımları gökyüzünde görmeye başlayabiliriz...

Kurşun geçirmez jel üretildi

İngiltere’de kurşun veya şarapnellere karşı özel bir jel geliştirildi. Jelin, askeri kıyafetlerde kullanımı planlanıyor.

İngiltere’de geliştirilen özel bir jel, darbe geldiğinde, anında sertleşen jel, kurşunun kinetik enerjisini yarı yarıya indiriyor.

d3O adı verilen jel, kurşun darbesi geldiiğinde hemen sertleşiyor ve askerlerin, kurşun ya da şarapnel nedeniyle yaralanma riskini minimuma indiriyor. Jelin askerlerin kasklarına ya da kıyafetlerinin içine yerleştirilmesi planlanıyor.

Jelin mucidi Richard Palmer d3O’nun mekanizmasını şöyle açıkladı: “Normal şartlarda yavaş haraket ederken jeldeki moleküller birbirleri üzerinden kayıyor. Ani bir yüksek enerjili darbe karşısında isr birbirine takılıp, kenetleniyor ve katı duruma geçiyor. Böylelikle de maruz kalınan enerji jel içinde abzorbe ediliyor.”

Jeli oluşturan moleküller ‘akıllı molekül’ sınıfında yer alıyor ve darbe savuşturulduktan sonra tekrar jel formuna geri dönüyor.

ROBOCOP’TAN ÖRÜMCEK ADAMA
İngiltere Savunma Bakanlığı jelin üreticisi firmasına 100 bin Sterlinlik bir ödül verdi. Eğer ingiliz Ordusu bu jeli kullanmaya başlarsa, mevcut kabarık ve hantal zırhların yerini alacak.

Richar Palmer bu durumu Robocop’tan Örümcek Adam’ geçiş olarak nitelendiriyor.

Jel şimdiden sportif ürünlerde kullanılmaya başlandı. d3O’yu bazı kayak eldivenlerinde, dizliklerde ve binicilik ekipmanlarında bulmak mümkün

19 Şubat 2009 Perşembe

Üç Boyut Sırrı Çözdü

Üç Boyut Sırrı Çözdü
Mısır'da 3 bin yıldır bir tabutta kapalı kalan mumyanın sırrını 3 boyutlu görüntü ortaya çıkardı.

Philips tarafından geliştirilen ileri teknoloji ürünü Brilliance iCT sayesinde, çarpıcı 3 boyutlu görüntüler ile 3 bin yılı aşkın süredir tabutta kapalı kalan bir mumyanın sırları ortaya çıktı.

Meresamun mumya / 1

Uzmanların verdiği bilgiye göre 1989’da x ışınları ile tabutun içindeki mumyaya yönelik bir ön çalışma yapıldı.

Meresamun mumya / 2

Mısırlı Meresamun adı verilen Mumya, 1991’de beş saat süren ve bulanık görüntülerin elde edildiği tek kesitli bir tomografi sisteminde tarandı. Ancak bu görüntüler, Meresamun’un çenesinin ve bir parmağının kırık ve boğazında bir kitle olduğunu -muhtemelen guatr- ve gözlerinin üzerinde iki ufak oval taş bulunduğunu ortaya koydu. Ölüm nedeni kesin olarak bilinmemesine rağmen, uzmanların isteği üzerine 256 kesitli Philips Brilliance iCT tarayıcı ile yeniden yapılan tarama, mumyanın daha önceki taramaların gösterdiği gibi guatr olmadığını, boğazındakilerin dolgu malzemesi olduğunu ortaya koydu.

Meresamun mumya / 3
Şikago Üniversitesi, Radyoloji Profesörü Dr. Michael W. Vannier, “iCT tarayıcı çok karmaşık bir anatomiyi saniyeler içinde ayrıntılı bir şekilde analiz etme olanağı tanıyor. Mumyanın resimleri olağanüstü; dişlerdeki aşınma izleri, mumyalama kesitinin bariz görünümü, yaşına ilişkin kesin bulgular gibi daha önce belirsiz olan ince ayrıntıları görebildik. Bu sayede 1991’deki ilk bilgisayarlı tomografi taramasıyla ortaya çıkan birçok soru yanıt buldu.” dedi.
Meresamun mumya / 4

5 Şubat 2009 Perşembe

İran radara yakalanmayan uçak yaptı


İSTANBUL, (DHA)Uzaya ilk kez kendi yapımı uydusunu fırlatarak Avrupa ve Ortadoğu’yu ayağa kaldıran İran, bu kez de radara yakalanmayan uçak yapmakta olduğunu açıkladı.

Fars Haber Ajansı’nın haberine göre, İran Hava Kuvvetleri Komutanı General Hasan Şahsafi, İran yapımı ilk radara yakalanmayan uçağın önümüzdeki 8 ay içinde İran hava kuvvetlerine katılacağını duyurdu. Şahsavi, uçağın deneme uçuşlarının önümüzdeki Mart ayında başlaya-ak en geç altı ay içinde tamamlanacağını söyledi.

İran Hava Kuvvetleri Komutanı, uçağın prototipi ile daha önce yapılan denemelerin başarılı olduğunu söyleyerek, seri üretim için İran Savunma Bakanlığı’nın çalışmalara başladığını belirtti. Şahsavi, uçağın tamamen savunma amaçlı olduğunu iddia etti.

General Şahsavi, ayrıca ilk ısı güdümlü füzelerinin de başarıyla test edildiğini ve Tahran ve Tebriz’de yapılan denemelerde 40 kilometre menzil içinde uçaklara karşı isabetli atışlar yapıklarını duyurdu.

3 Şubat 2009 Salı

Google Okyanusa Doğru

Google Earth, yeni versiyonuyla kullanıcılara okyanus diplerini ve Kızıl Gezegen Mars’ı keşfetme olanağı tanıyor.

Google’ın popüler coğrafik programının yeni versiyonu, bugün eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore’un da katıldığı California Bilimler Akademisi’nde tanıtıldı.

San Fransisco’da düzenlenen bir tanıtımla duyurulan yeni sürüm, 400 milyon kullanıcısı olan komüniteye yeryüzünü sokak seviyesinde çekilmiş fotoğraflarla gerçeğe en yakın deneyimle gezmek, Hubble teleskobu başta olmak üzere birçok gözlemevinden alınan yıldız fotoğraflarıyla galaksiler arası gezinti yapma olanaklarıyla birlikte okyanus altının coğrafik yapısını da gösterecek.

İlk olarak 2006 yılında piyasaya sürülen Google Earth programı, 5. ciddi güncellemesi ile kullanıcıların okyanus yüzeyinin altına dalabilmelerini, hatta okyanusların bilinen en derin yeri olan Mariana Çukuru’nu 3 boyutlu olarak gezebilmelerini sağlıyor.

Yeni sürüm sualtını göstermekle birlikte, okyanus gözlemleri, iklim değişikliği ve nesilleri tükenme tehdidi altında olan türlerle ilgili bilgi ve makaleler sağlayarak sörf, dalış ve gezi noktaları ile gemi enkazları gibi ilginç bilgiler sağlıyor. Bilgiler National Geographic, BBC Earth gibi içerik sağlayıcılar tarafından yayınlanan canlı video ve fotoğraflarla besleniyor.

Google Earth, önceki sürümlerde yeryüzü görüntüleri izlenen konumun yalnızca bir anlık görüntüsünü sağlıyordu, yeni sürümle birlikte kullanıcılar görüntüledikleri alanın eskiye dönük fotoğraflarına da ulaşarak baktıkları konumun yıllar içinde ne kadar değişmiş olduğunu görebilecekler.

Yeni sürüm ayrıca Mars gezegeninin yüksek çözünürlüklü görüntülerine izleme şansını da veriyor.

Okyanusu keşfetmeye başlamak için Google Earth 5.0 yazılımını yükleyip giriş ekranında Layers (Katmanlar) menüsü altında bulunan “Ocean” (Okyanus) katmanını etkin hale getirmek gerekiyor.

31 Ocak 2009 Cumartesi

Samsung’dan 4GB’lık bellek modülü

Güney Kore’li elektronik devi bilgisayar dünyasında bir ilki başardı.

4GB kapasiteye ulaşabilen ilk DDR3 rasgele erişilebilir bellek (RAM - Random Access Memory) modülü Samsung tarafından üretildi.

50nm’lik üretim teknolojisiyle üretilen bellek modülü, Samsung’un endüstri rekorunu kırmasını sağladı. 1.35 volt elektrikle çalışan ve 1.6Gbit hıza ulaşan ürün, tek DIMM (Dual Inline Memory Module / Çift Sıralı Bellek Modülü) yuvasında 4GB kapasite sağlayacak.

Günümüzde sunucu, masaüstü ve dizüstü sistemlerde tek DIMM yuvasında maksimum 2GB bellek kullanılabiliyor. Yeni modül, bu kapasiteyi iki katına çıkaracak.

Samsung Semiconductor firmasının pazarlama birimi başkan yardımcısı Kevin Lee, 50nm üretim süreciyle ortaya çıkarılan yeni modül, çift damga paketleme teknolojisi sayesinde, sunucu sistemlerinde bellek kapasitesini 32GB’a kadar çıkarabilir.

29 Ocak 2009 Perşembe

Esneyebilen yeni elektronik tasarım geliştirildi

Amerikalı bilim adamları, normal çalışmasında herhangi bir sorun yaratmaksızın katlanabilen ve esneyebilen yeni bir elektronik malzeme ürettiler.

ABD’nin Miami, Illinois ve Northwestern üniversitelerinde geliştirilen yeni yarı iletken esnek elektronik tasarımı, karmaşık elektronik devrelerin çalışmasında soruna neden olmadan, zor ve karmaşık koşullara uygulanabilme fırsatı sunuyor.

Araştırmacılar, yeni elektronik stratejisinin, bir tirbuşonun mantarı sıkıştırması gibi yüzde 140’a varan yüksek esneklik olanağı sağlayan yarı iletken nanomalzemeden üretildiğini belirterek, esnek elektronik tasarımının, elektronik devrenin esneme, baskıya maruz kalma, katlanma ve diğer mekanik deformasyonlar karşısında performansı düşmeden çalışmasına olanak sağladığını kaydettiler. Daha önce bu alanda yapılan araştırmalarda elde edilen malzemeler, veri iletimine olanak tanıyor ancak, karmaşık devreler üretilmesine imkan tanımıyorlardı.

Yeni malzemenin göz kameraları, akıllı ameliyat eldivenleri, vücut parçaları geliştirilmesi, uçak kanatları, likit kristal ekranlar ve biyomedikal ürünlerin geliştirilmesinde kullanılabileceği belirtiliyor.

Miami Üniversitesi Mühendislik Fakültesi profesörlerinden Jizhou Song, Illinois Üniversitesi profesörlerinden John Rogers ve Northwestern Üniversitesi profesörlerinden Yonggang Huang tarafından üretilen yeni malzeme silikon adacıklarıyla geliştirildi. Kimyasal olarak birleştirilen önceden gerilmiş silikon adacıklar elastometrik substrat oluşturuyorlar.

Western Digital 2TB’lık diski pazara sundu

Bekleme konumunda 4 watt enerji tüketen WD Caviar Green piyasaya sürüldü.

Dünyanın ilk 2TB kapasiteli sabit disk sürücüsünü pazara süren Western Digital, Segate ile girdiği rekabetten galip ayrıldı. Firmanın yeni ürünü 2TB kapasiteyi tek diskte sunan ilk ürün olmakla birlikte, enerji tüketimiyle de “Yeşil” bir kimliğe sahip.

Western Digital’in Caviar Green serisi WD20EADS sabit diski, 32MB önbellek ve SATA arabirimine sahip. Saniyede 3Gbps (gigabit) veri transfer hızına sahip ürün, okuma-yazma modunda 7.4, bekleme konumunda ise 4 watt enerji sarfediyor. Bilgisayarın bekleme konumunda ise ürün bir watttan daha az enerji harcıyor.

USB, eSata, Firewire bağlantılar kullanan harici disklerde kullanılmak amacıyla özel olarak geliştirilen ürün, masaüstü bilgisayar ve sunucu sistemlerinde de kullanılabilecek. 3.5 inç ebadında üretilen sabit diskin satış fiyatı ise 299 dolar.

24 Ocak 2009 Cumartesi

GPS’li telefon sayısı 240 milyona ulaşacak

Pazar araştırma firması ABI Research’in raporuna göre, 2009 yılında dünyadaki GPS’li telefon sayısının 240 milyona ulaşması bekleniyor.

Küresel mali kriz tüm sektörlerle birlikte bilişim sektörünü de vurmuş olsa da, ABI Research tarafından yapılan araştırmaya göre 2009 yılında dünya genelindeki GPS özelliğine sahip cep telefonu sayısının %6.4 oranında artarak 240 milyona ulaşması bekleniyor.

Tüketicilerin gündelik yaşamına iPhone 3G, Google işletim sistemiyle çalışan T-Mobile G1, BlackBerry Bold ve Storm, Nokia N Series gibi üst seviye telefonlarla giren GPS, 2009 yılında da ürünlerin satılmasında büyük etken olacak.

Analist George Perros’un görüşü, GPS ile konum belirleme özelliğinin günümüzde cep telefonları için ayırt edici bir özellik olduğu ancak, tüketici davranışları ve gelişen trend nedeniyle bu özelliğin önümüzdeki dönemde bir standart haline geleceği yönünde.

GPS’li cihaz kullanımının %6,4 oranında artacağını öngören rapor, cep telefonu pazarında yaşanması beklenen %4 ve 8 arasındaki gerilemeden bu ürünlerin etkilenmeyeceğini belirtiyor. Rapor ayrıca 2014 yılına kadar GPS’li modellerin tüm cep telefonu pazarından %14’e pay alacağını öngörüyor.

Kapsül içindeki sanal gerçeklik

Japonya’da gerçekleştirilen bilişim fuarında gösterilen “medya aracı” sanal gerçeklik için farklı bir deneyim sunuyor.

Mamoru Oshii’nin The Matrix serisine de ilham vermiş olan Ghost In The Shell (Kôkaku kidôtai) isimli animesinden fırlamış gibi görünen sanal gerçeklik makinesi ilgi çekiyor.

Gelecekten geliyormuş gibi görünen bir kontrol paneli olan sanal gerçeklik makinesine üst kapağı açılarak giriliyor. Üst bölümü küre biçiminde geniş bir ekrana sahip olan makinenin alt kısmında bulunan alanda, bacaklar özel bir düzlem üzerinde hareket ettirilerek sanal gerçeklik deneyimi doruğa çıkarılıyor.

Prototip olan makine, şimdilik sadece 60 kilogram ağırlık taşıyabiliyor. Makineyi kullananlar cihazın içinde bulunmanın büyük bir video oyunu içinde olmaya benzer bir his yarattığını söylüyor.

12 Ocak 2009 Pazartesi

Çocuklarını izlemek isteyene GPS dadı

Las Vegas’ta düzenlenen tüketici elektroniği fuarı CES’te bir firma, çocuklar için geliştirilmiş küresel yer belirleme sistemine (GPS) sahip kol saati tanıttı.

İngiliz Lok8u adlı şirket tarafından üretilen “Nu•M8 “, çocuğun bileğine takıldığında çalışmaya başlıyor ve çıkarılması da çok zor. 225 dolar fiyata sahip ürün, yaptığı iş dolayısıyla dünyada bir ilk.

Çalıştığı süre boyunca GPS uydu sistemiyle iletişim halinde olan saati takan çocuğun yeri sürekli olarak Look8u sunucularına bildiriliyor. 3 metre hata payıyla çocuğunun nerede olduğunu bilmek isteyecek aileler bu servis için ürünün satış fiyatına ek olarak aylık 10 dolar ödemek durumundalar. 3 gün şarj edilmeden çalışabilen ürün, bu yıl içinde İngiltere ve ABD’de satışa çıkacak.

Şirketin sözcüsü Matthew Salmon, “Nu-M8 “in çıkarılması halinde ailelerin belirledikleri cep telefonlarına uyarı mesajı geleceğini ve çocuğun bulunduğu yeri, sokak adı ve posta kodunu içeren bilginin aileye iletileceğini söyledi. Sözcü ayrıca, ailelerin önceden belli bir alanı, yani bir tür görünmez bir bariyer alan belirleyebileceğini ve çocukların bu alandan çıkmaları halinde haberdar edileceklerini anlattı.

Binlerce insanın bu ürünle ilgili bilgi almaya çalıştığını bildiren sözcü, bazılarının da bunu biraz “Big Brother” gibi algıladığını, ancak amacın sadece meraklı ailelerin kaygılarını gidermek olduğunu söyledi.

Firmalar, daha önceleri de ailelerin çocuklarının yerlerini belirlemeye dair ürünler geliştirmişlerdi ancak, bu çözümler genelde cep telefonlarına endeksli oluyordu ve telefonun pili bittiği ya da çıkarıldığı zamanlarda etkinliklerini kaybediyordu, kol saati olarak tasarlanmış bu ürünün diğerlerinden farkı saat koldan çıkarıldığı anda aileleri uyarıyor olması.

Geleceğin Konsept Uçakları

A2 Hipersonik Jet
[Resim: a2planekc6.jpg]
[Resim: a2plane2xz0.jpg]
[Resim: a2plane3zz7.jpg]



V-173 tasarımı.
[Resim: v173-01.jpg]
İkinci dünya savaşı sonrasında geçilen jet motorlu dönemden dolayı iptal edilmiş proje ve protatip modelin testleri ile kalmış.


[Resim: futurecessnaflushmf3.jpg]

[Resim: 20070730x48bik1.jpg]
NASA ve Boeing’in ortak geliştirdiği yeni nesil yolcu uçağı. Yakıt tasarrufu sağlamak için tasarlanan X-48B kod adlı uçak.X-48B’in 2250 metre irtifaya kadar yükselebiliyor.Geleceğin yolcu uçağı olarak lanse edilen X-48B sadece kanatlardan oluşuyor ve kuyruğu bulunmuyor.
[Resim: Edw-2006-X48-061028-01-8.jpg]

Su şişelerinden geri dönüştürülen telefon

Su şişelerinden geri dönüştürülen telefon
Motorola dünyada su şişelerinden geri dönüştürülmüş plastikle üretilen ilk telefon olan MOTO W233 Renew’ı tanıttı.
[Resim: 298433.jpg]
Motorola, Las Vegas’ta düzenlenen Tüketici Elektroniği Fuarı CES 2009’da iki yeni model tanıttı. Biri tamamen geri dönüştürülmüş plastik su şişelerinden üretilen MOTO W233, diğeri dokunmatik bir tablet görünümünde olan MOTOSURF A3100.

MOTO W233 Renew, karbon ayak izlerini azaltmayı hedefliyor. Plastik kasası geri dönüştürülmüş su şişelerinden elde edilen malzemeyle üretilen Renew’in kendisi de yüzde yüz geri dönüştürülebilir bir ürün, ayrıca Renew dünyanın karbon dengesi nötrleştirilmiş ilk telefonu olma özelliğine de sahip. Motorola, Carbonfund.org ile yaptığı bir anlaşma çerçevesinde, bu telefonun üretim, dağıtım ve kullanılma aşamalarında ortaya çıkacak karbon dioksit miktarını yenilenebilir enerji kaynaklarına ve ağaçlandırma faaliyetlerine yaptığı yatırımlarla dengeleyecek. Telefon, kullanım ömrü üzerinde yapılan kapsamlı değerlendirmelerin ardından Carbonfund.org tarafından verilen Karbonsuz (CarbonFree) Ürün Sertifikasını almaya hak kazandı.

Dokuz saatlik konuşma süresi, CrystalTalk teknolojisi ve mesajlaşma yetenekleriyle Renew çevre sorumluluğunu herkesin ödeyebileceği bir ücret karşılığında tüketiciye sunulacak.

Eski bilgisayarınızı satarken dikkatli olun

Eski bilgisayarınızı satarken dikkatli olun
Yeni bir bilgisayar aldınız, eskisini satmak istiyorsunuz, sattığınız bilgisayarlarla birlikte kişisel bilgilerinizi de başkalarının kullanımına sunmayın...
[Resim: 298454.jpg]
Computing dergisi tarafından yapılan bir çalışmada, çevrimiçi satış sitesi eBay’den satın alınan 8 eski bilgisayardan 22 bin silinmiş dosya kurtarıldı. Ücretsiz olarak dağıtılan dosya kurtarma yazılımlarıyla sildiğiniz dosyalar kolaylıkla kurtarılabilir, başkalarının eline geçmesinden rahatsızlık duyacağınız dosyaları kaybedebilirsiniz.

Bilgisayar korsanlarının çalışır durumdaki sistemlerin arka kapılarından girerek kişisel bilgilere ulaşması mümkün, bu yöntemi başarıyla sonuca götürebilecek korsanlar olduğu gibi, tamamen biçimlendirdiğinizi (formatlamak) düşündüğünüz sabit sürücüleriniz de siz bilgisayarınızı sattıktan sonra kişisel güvenliğinizi tehdit ediyor olabilir.

Korsanlar, çöplüklerden, internet üzerinden satılan sistemlerden elde ettikleri sabit disk sürücüleri, ücretsiz olarak dağıtılan dosya kurtarma programlarıyla eski haline döndürüp, tüm kişisel hareketlerinizi ve şifrelerinizi ele geçirebilir. Özellikle ikinci el pazarında bilgisayarlarını satacak olanlara uzmanlar farklı çözümler sunuyor. Bunlardan en garantilisi ise sabit disk sürücünüzü kendinize saklamanız ve başkasının eline geçmemesini sağlamanız.

“Satacağım bilgisayarın sabit sürücüsünü ne yapmalıyım?”
Seçeneklerden en garantilisi, sabit sürücüyü asla satmamak veya imha ederek kullanılmaz hale getirmek. Her ne kadar imha etmek kesin bir çözüm gibi görülüyor olsa da, Columbia faciasından arta kalan bilgisayarların içindeki sabit disklerde bulunan dosyaların bile kurtarılabildiğini hatırlamada fayda var.

Bu durumda yapılabilecek en garantili çözüm, sabit depolama biriminizi anlamsız veri yığınlarıyla birkaç kere tamamen doldurup o şekilde biçimlendirmek. Mekanik parçalardan oluşan sabit disk sürücülerde bulunan tabakalarda bulunan veri, ancak ve ancak üzerlerine birkaç kere farklı veriler yazıldığında yok olurlar. Kişisel güvenlik için geliştirilmiş yazılımlar ve Linux, Mac OS X gibi işletim sistemlerinde bulunan biçimlendirme seçenekleri, sabit sürücüde bulunan tüm alana anlamı olmayan veri yığınları üst üste yazdıktan sonra biçimlendirme işlemini gerçekleştiriyor. Bu yöntemle biçimlendirilmiş sabit disk sürücülerinden kurtarılan veriler, yazılım tarafından kopyalanmış anlamsız veriden oluşacağından kişisel güvenliğiniz sağlanmış oluyor.

8 Ocak 2009 Perşembe

Seagate ilk USB 3.0 harici diskini hazırladı

Sabit disk üreticileri arasında saygın bir yeri olan Seagate, yeni nesil bağlantı standardı USB 3.0’ı destekleyen ilk sürücüsünü CES 2009’da tanıtacak.

Günümüzde yaygın olarak kullanılan USB 2.0 veriyolu hızını 10 katına çıkaran USB 3.0 ile uyumlu ilk harici diskin duyurusu Seagate’den geldi. Firma Symwave ile ortaklaşa geliştirdiği ürünle FreeAgent Go/Desk/XTreme serisi sabit disklerini de yenilemiş olacak.

Ticari ismi SuperSpeed USB olan USB 3.0 standardı saniyede 4.8Gbit’e ulaşabilen bağlantı hızına olanak tanıyor. Önümüzdeki yıl içerisinde yaygın olarak kullanılması beklenen standardın CES 2009 boyunca fuardaki bilgisayar ve elektronik standlarında yoğun ilgi yaratması bekleniyor.



Symware tarafından geliştirilen USB 3.0 rev.1 dökümantasyonu üzerine geliştirilen yeni veriyoluyla geliştirilen FreeAgent harici disk çözümlerinin ne zaman piyasaya sürüleceği hakkında henüz bir kesinlik bulunmuyor.

18 Aralık 2008 Perşembe

INET-TR Konferansı 21 Aralık’ta başlıyor

1995’den beri her yıl ulusal boyutta düzenlenen INET-TR konferansı, bu yıl 1997 yılından sonra 2. kez, ODTÜ’de düzenleniyor.

Türkiye’de İnternet ile ilgili grupları bir araya getirerek İnternet’i tüm boyutlarıyla tanıtmak, geliştirmek, tartışmak, İnternet teknolojileri aracılığı ile toplumsal verimliliği artırmak ve toplumun dikkatini olabildiğince bu yöne çekmek amaçlarıyla, 1995’den beri her yıl ulusal boyutta düzenlenen INET-TR konferansı, bu yıl 21-22-23 Aralık tarihlerinde ODTÜ’de düzenlenecek.

Türkiye İnternetinin bir resminin çekildiği, ana sorunlarının tartışıldığı, çözümler için ortak akıl arandığı, internetle ilgilenen herkese, uzmanına, öğrencisine, ev hanımına, emeklisine açık olan, işin teknik boyutunun yanında sosyal boyutlarının da tartışıldığı INET-TR konferansı tüm katılımlara açık ve ücretsiz olarak düzenlenecek. Katılım için http://www.inet-tr.org.tr adresi üzerinden kayıt olmak yeterli.

Bu yıl ‘İnternet ve Demokrasi’, ‘İnternet yasakları’, “e-Çevre: Çevre için İnternet” konularının öne çıkarılacağı konferansta, “İnternet teknolojileri yoluyla Demokrasimizi nasıl geliştiririz, katılımı nasıl artırırız ve yolsuzlukları nasıl önleriz” konusunda Siyasal Partilerin ve uzmanların katılacağı panel ve katılımcıların görüşlerini açıklayacağı bir forum yapılacak. Bu amaçla, Siyasal Partilere interneti bu amaçla nasıl kullanmayı düşündükleri soruları iletilerek, partilerden gelecek cevaplar konferans ağında yayınlanacak.

Detaylı bilgi için http://www.inet-tr.org.tr adresi ziyaret edilebilir.