3 Mayıs 2008 Cumartesi

Dünyada ki Tek Emelim İçin Kanatsız Meleğim



çekip gittin elimden uzaklara
zaten seniniçin çıkmıştım ben o yokuşlara
napalım aşkım kaderde varmış
aşkını yasin kalbine yazmış
dersin ve uzaklara gidersin
inşallah benim gibi sende seversin

aşık olmak suçsa ben en büyük suçluyum
napıyım ben kendimi sende buldum
seni sevdim alkadrasa mahkum oldum
gerekirse senin gözyaşın için kendimi vururum

sevdim ben unutamam
kalbimden gitmene hiç dayanamam
acıtmadan ggit bari gönlümün perisi
bu günüm değil yarınımın sevgilisi

çünkü yarınlar hiç bitmeyecek
bu kalp seni topraktada sevecek
gönlümün ortasında seni besleyecek
bu aşkımız hiç bitmesin hiç bitmeyecek

bu şehir bana düşman
sende beslediklerime herkes hayran
dur aşkım biraz daha dayan
bu kalpler birbirine hasret istersen söyle dediklerin yalan.

kalk ve ağlan
içimden geçen senin bunları yapmaman
aşkımıza göğüs gerip sonsuza uzanman
elini omzuma atıp başını göğsüme yaslaman

aman olmaz deme
karar ver benmi yoksa o ibne
seviyorsan elimden uçup gitme
sevgiz karşılıklıydı ama nasıl bitti bu çile

çile değil sevgi bence
aşkımız doğruydu sence
ayrılmamız bazıları için eğlence
bu kalp sende kaldı elimden gitsende

By sanal gangster!!!!Unutma ki mOlİ ölümüne sever!!

molist..

Lyric (Beat)

ѕєνgιηιη α¢ıѕıηı ι¢єя gιвιуιм нєяgüη
нαѕтα кαℓвιмιη уαяαѕıηα ∂σкυηαвιℓιя мι?
вєη¢є;
σ вιяαz zσя уüяєк уαкαя
υzαкℓαя∂α вιℓє α∂ıмı ∂ιℓιηє αℓıя мı؟
tek seferde tek cumlede
уıℓℓαяıм αℓıρ göтüя∂ü вєηι υzαgα
sevme artık sevsende ne farkeder ki
ѕєη вєηιмѕιη ѕαηмıѕ σℓαη вυ уüяєк
ѕєηι мαнѕєяє кα∂αя ѕєνмєує нαzıя∂ı
gє¢єℓєяιм∂єη кσякαя σℓ∂υм
dısarısı cok soguk
яüzgαя bile yönünü bulur ama sen bulamazsın
kördüğümde kayboldum вιя ∂αмℓα ѕєνgι ι¢ιη
вєηι ѕıятıм∂αη νυяυρ gι∂єη ѕєη؟
υzαк ∂υя вєη∂єη α¢ıℓαяıм∂αη кιмє ηє؟
ѕιм∂ι кαяѕıм∂α dön ve bak ...
αℓ кızıм göтüя єѕкι¢ι кαℓвιηι
αℓ ιѕтє вєη∂єη вυ кα∂αя
germedi ömrümm sarmadı askınn
silemezsin bu yası istesende Nafile.....
нα∂ι кızıм gιтт αятıк gιтттт..........νσσσαнн..

herkese cumleten selamlar...

27 Mart 2008 Perşembe

Türkiye'yi Sevmek İçin Neden mi Arıyorsunuz?

--------------------------------------------------------------------------------



Atatürk
Onun hakkında uzun uzun yazmaya gerek yok.Aklımıza gelip de yazamadığımız daha binlercesine onun sayesinde sahibiz... Her şeyi sana borçluyuz ATAM.



Sarı tabelalar
İnsana, bir ömrüm daha olsa... Yok yok, bir fazlası bile yetmez... Birkaç ömrüm olsa... Beni asıl hedefime ulaştıran ana yoldan sapsam... Şu sarının vaat ettiklerine uzansam... Eski hayatlara ilişsem. Zenginleşsem... Hayal kursam... Öğrensem... Tekrar kapayınca arabamın kapısını derin bir oh çeksem... Toprağa daha farklı baksam..." dedirten sarı tabelalar, bitmek bilmez bu ülkede. Rize'de, Mardin'de, Ankara'da, Ege'de, güneyde... Sınırsızca karşımıza çıkar... Binlerce yıldır mesela Amasya'da bir kral mezarını işaret eder, ya da dünyanın en eski mumyalanmış askerini... Çok hikâyeleri saklar...




İstiklal Caddesi
Bağırış, çağırış, aşk ilanları, aşk kavgaları, koşuşmalar, kaçışmalar, uyanıklar, şaşkınlar, sokak çalgıcıları, tramvay kovalayanlar, kilise çanları, kitapçılar, kafeler, barlar, müzik dükkânları, sinemalar, tarih kokulu binalar, sarhoşlar, seyyarlar, polisler, gösteriler, kalabalıklar, yalnızlar, mutlular, mutsuzlar... İstiklal'de zamanın akışı, o an yaşadıklarınızdan başka şeylere konsantre olma olasılığınızı oldukça azaltır. Bu enerjiyi dünyanın hiçbir yerinde bulamazsınız.



Nazım Hikmet
Memleketimi seviyorum
Çınarlarında kolan vurdum, hapishanelerinde yattım./Hiçbir şey gidermez iç sıkıntımı/memleketimin şarkıları ve tütünü gibi./Memleketim./Bedreddin, Sinan, Yunus Emre ve Sakarya,/kurşun kubbeler ve fabrika bacaları/benim o kendi kendinden bile gizleyerek/sarkık bıyıkları altından gülen halkımın eseridir./.../Memleketim./Ankara Ovası'nda keçiler/kumral, ipekli, uzun kürklerin pırıldaması./Yağlı, ağır fındığı Giresun'un./Al yanakları mis gibi kokan Amasya elması,/zeytin/incir/kavun/ve renk renk/salkım salkım üzümler/ve sonra karasaban/ve sonra kara sığır/ve sonra ileri, güzel, iyi/her şeyi/hayran bir çocuk sevinciyle kabule hazır,/çalışkan, namuslu, yiğit insanlarım/yarı aç, yarı tok/yarı esir...



Hababam Sınıfı
Nostaljik tutkumuz. Defalarca okunan masallara doymayan çocuklar gibi, biz de doyamayız Hababam Sınıfı'na. Yavaşladığında ağlatan, hızlandığında güldüren efsane müziği; Tarık Akan, Halit Akçatepe, Adile Naşit, Kemal Sunal, Şener Şen ve Münir Özkul'a ne çok yakışır... Okul otoritesini bize, yaramazlığı otoriteye sevdirir Hababam Sınıfı. Yeni versiyonları ise ancak eskilerine sevgimizi artırır.



İnsan
"Ben Tanrı Misafiriyim"
Kapı tık tık tıklatılır. Tanrı misafiri gelmiştir. Galiba bir tek Türkiye'ye Tanrı misafiri gelir. Türkler, bu dünyada misafir olduklarını iyi bilir. En azından bilmeleri gerekir. Mevlânâ'dan Müslüm Gürses'e, hepsinin söylediği bu değil midir? Rakı kebap efsanesi kadar, Türk misafirperverliği de bilinir. Beş çayı misafirine börek açan anneden Şeker Bayramı şekeri reklam ailesine, güney ellerinde yüzünü güneşe vermiş kahve köşesi dedesinden "bozuk yoksa kalsın abla" minibüs şoförüne, dar sokaklarda hâlâ gazoz kapak oynanan mahallelerinden Doğu sokaklarında şiir şiir bakan veletlerine ve de Ferrari'sine LPG takan bilgelerine tabii... "Bir başkadır benim memleketim insanı" diyerek, seviyor insan Türkiye'yi...



Hamsi
"Hamsi balık değil, ayrı bir mahlukattır."
Karadeniz'de bu sözü sık sık duyarsınız. Hamsi sadece sofraları süslemekle kalmaz. Şarkılar, türküler, fıkralar, atasözleri onunla doludur. Hamsisiz bir öğün düşünülemez. Kahvaltıda yenir, reçeli bile vardır... Buğulamasını, kızartmasını, pilavını, dolmasını yemeğe doyamazsınız. Artık çiftlik çuprası ve çiftlik levreğinin işgal ettiği İstanbul ve Ankara'da da, lüks lokantalarda bile deniz tadını veren ender balıklardan biridir... Sonbaharın başında denizin soğumasıyla birlikte sahile eder. Şölen marta kadar sürer. Ucuzdur, fakir yemeğidir... Ama zenginin sofrasından da eksik olmaz.



Türk kahvesi
Üç vakte kadar gelecek umutlarımız saklıdır telvesinde. Aşkımız, paramız bir Türk kahvesi içimi sonrası beliriverecektir fincanın içinde. Aslında adı Türk kahvesidir ama Yemen'den gelmiştir bilindiğine göre. Dini ortamlarda, gece zikirlerinde uyarıcı olarak kullanılmıştır ilk önce. Kahve, 1550'li yıllarda İstanbul'a geldiğinde, Tahtakale'de hemencecik bir de kahvehane açtırır kendine. Türk kahvesi denilmesinin nedeni aslında pişirme yöntemidir. Pişirilip servis edilen Türk kahvesinin tortusu fincanın dibinde kalır. Zaten çok sevdiğimiz, hiç değilse ahir hayatta bir kere de olsa baktırdığımız kahve falının oluşması da bundan, bu "bizim" olan ritüelden değil midir?




Bayramlar
Bayramlar eskiden tekdüze hayatlarımızda bir keyif; siyah beyaz yaşamlarımıza renk; yoksulluğumuza bir avuntuydu. O yüzden eski bayramlar çocukluğu hatırlatır; hüzünlüdür biraz. Şimdi, bayramlar eski ihtişamından yoksun. Ama onun da çaresini bulduk: Tatiller... Hele ki 9 günlükleri... Söylesenize kuzum, böyle tatil kaç millete nasip ki? :happy:



Mardin
Müslüman'ından Süryani'sine, Yakubi'sinden Yezidi'sine farklı mezheplerin yıllardır bir arada yaşadığı, Mezopotamya ile Anadolu arasındaki köprü Mardin. Onu özel yapan ise, hem başta saydıklarımız hem de binlerce yıllık tarihi taş evleri, hanları, medreseleri, cami ve kiliseleriyle açık hava müzesi oluşu. Zaten yalnızca biz değil, kenti "Dünya Mirası Listesi"ne alan UNESCO da böyle düşünüyor.



Şarap
Ne Kaliforniya, ne Fransa bağları... Mağrur olmasınlar... "Hep bir halli Turhallıyız/ Biz bize benzeriz/ Yüz bin kerre tövbe eder/ Gene şarap içeriz..." Hangi dilde var? Kapadokya'dan Tokat'a, Midyat'tan Akhisar'a bağlar ve bağbanlar... Hem çok şehirli, hem her yerli... Rafine beylere, utangaç hanımlara...



İstanbul'un kuleleri
Bizim için en yüksek bina 1980'ler ortasında gösterilen "Kartallar Yüksek Uçar" dizisindeki Karayolları'nın 12 katlı binasıydı. İstanbul Zincirlikuyu'da yükselen bu bina, artık Levent-Maslak hattında yer alan gökdelenler içinde ufacık kalıyor. Hızla "modernleşmeye" başladığımız, 1990'ların ortasından beri, sıra sıra onlarca gökdelen yükseldi İstanbul semalarına. Yeni gökdelenler, yeni alışveriş merkezleri ve bütün bunlar yeni insanlar yarattı. Belki de Türkiye'nin son 20 yılda geçirdiği değişimi, ekonomik büyümeyi görmek için istatistiklerdeki renkli grafiklere değil, şehrin modern mahallesi Levent'teki gökdelenlerin yüksekliğine bakmamız gerekiyor...



Çay simit
Taşfırından yeni çıkmış, meşe odunuyla pişirilmiş, buharıyla elimizi, ağzımızı yakan simitlerin yanında semaverlerde demlenmiş kıpkırmızı bir çayı reddeden muhtemelen Türk değildir. Bir yerlerde çay demliyse, yakınından mutlaka bir de simitçi geçiyordur. Eğer geçmiyorsa, orası da Türkiye değildir.



Şehir hatları vapuru
Bir İzmir ve İstanbul ayrıcalığı... İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin, yeni modeline tek başına karar vermekten ürktüğü... Katılımcı hemşerilerin çokluğuna bakan bir yabancının "Ne aktif bir halk... Seçimler böyle demek..." yanılgısına düşeceği narin kuğular onlar... Gelin gibi süzülürler... Kordon Boyu'ndan Karşıyaka'ya geçerken, karaya kurumla bakarlar... Güzel İzmir artık kendileridir çünkü... Adalara, Modalara, Kavaklara, Fenerlere götürürler... Elli yaşını aşmış koca bebekleri hâlâ heyecanlandırarak... "Taa uzaktan bak bak Paşabahçe... Bu da Fenerbahçe..." dedirtir, soylu burunlarından tanınırlar... Oyun gibidir yolculuk, çay, tarak ve toka satışları... Düdüklerini kıskanan martılar korosu eşliğinde, hep güzel yerlere götürürler

12 Temmuz 2007 Perşembe

AŞKA DAİR


İki kalp arasında en kısa yol:
Birbirine uzanmış ve zaman zaman
Ancak parmak uçlarıyla değebilen
İki kol.
Merdivenlerin oraya koşuyorum,
Beklemek gövde kazanması zamanın;
Çok erken gelmişim seni bulamıyorum,
Bir şeyin provası yapılıyor sanki.

Kuşlar toplanmış göçüyorlar
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.



Sevmek ve sevilmek kolay değildir.Kimisi sever kimisi sevmez.Aşk hepsinden daha da güzeldir ihanet olmasa.Aşık olmak meğerki zormuş bizim için fakat bizim gibi delikanlı yürekliler sevdiğini ve aşkını asla ve asla bir başkası için satmaz.3 kuruşluk bir vicdansıza 5 kuruşluk değer verirsen kalan 2 kuruşuyla seni satmaya mahkum eder...O yüzden biz sevdikmi tam severiz sildik mi kralına sileriz...
Bu şiir sevgili kardeşim canım kuzenim HÜSEYİN'E aittir... Sevgilim kardeşim iyi ki varsın canımsın herşeyimsin seninle aynı şeyleri yaşıyorum kardeşim.İkimizinde hayatında çok sevdiğimiz özel birileri var...Ama herşeyi Allah bilir.Kısmetimiz inşallah istediğimiz gibi olur.....Lafı daha fazla uzatmayalım...Hakkını helal et... TÜM GURBETÇİ KARDEŞLERİMİN GECELERİNE GÜNDÜZLERİNE SELAMLAR OLSUN......

sevgilerle

HÜCE & RÜZGARINOĞLU Feat...

25 Haziran 2007 Pazartesi

DÜNYAM YIKILMIŞTI






Ben seni sevemedim ki gülüm,
Ya sen beni kırdın yada ben seni ne farkederki
Sen aşkın ''A''sını bile bilmiyorsun ki ben seni seveyim
Benim sevgimi haketmedin be gülüm...


Gönül dağına yazmışlar ''I LOVE YOU''
Bende dedimki bu ne demek diye,
Onu yazanda bendim sanırım,
Senin bana çektirdiğin ızdırap yetmedimi be gülüm...


Duman duman içinde tutuşur hep,
Senin yüreğin duman offf temiz biryer bulamadım çevremde
Ortalığı yıkıp, ortamın havasını kirlendiren sendin
Bizim bu aşkımız gerçektende yaşamıyor be güzelim.....

SEVGİLERLE

AHMET

13 Haziran 2007 Çarşamba

DELİKANLILIK ADINA

Tutamayacağım Sözler Vermem.
Adımlarımda " Kim Ne DER?" Diye Düşünmem.!
BASİT Kişilerle PoLimiğe Girmem.
Dünyada KİMSE ÜZÜLSÜN İSTEMEM.!
Bazı ŞEYLERİ Asla Affetmem.!
Geçmişe TAKILIP DERT ETMEM.!
YAŞANANLARI Kolayına SİLMEM.!
Acıyı Tanıdığım İÇİN Kimseye ÇEKTİRMEM.!
CESARETSİZLİĞİ "GURUR"'La ÖRTMEM.!
YALAN Ve TAKDİRLE UĞRAŞMAYIN. YEMEM.
DOSTLARIMA LAF ETTİRMEM.
TUTKULARIM VAR, VAZGEÇMEM.
Gidiyorsan Eğer, Çok ÖZLESEM Bile DÖN DEMEM.!
Ağır Geliyorsa Bunlar. FİRAR Serbest, ÜSTELEMEM.
Güvenmedikçe SEVMEM.
BAZEN ÇOK SEVERİM ama SÖYLEYEMEM.!
HAYAT ZORDUR BİLİRİM AMA BENDE KOLAY BİRİ DEĞİLİM.


geℓє¢єкѕє вєкℓєNєNİ вєкLємєк güzeℓ∂ιя..Özℓιу¢єкѕє özℓєNєNİ özℓємєк güzeℓ∂ιя.ѕєνє¢єкѕє ѕєνιℓєN:İŞTє σ нєяŞєує вє∂єℓ∂İя... α$к biTTi gєRİує ηє кαℓ∂ı şιм∂ι? кιм šυ¢ℓυ кιм αℓ∂αTTı...ηє ƒαякєder…

2 Haziran 2007 Cumartesi

SEN OLMAYINCA


Neden bana geri dön demiyorsun?
Geri dön ben sadece seni istiyorum
Benim sana ihtiyacım var!

Sen olmayınca hayatımın hiç bir anlamı yok,
Şimdi bana hiç sorma nerelerdesin diye?
Seni unutamıyorum sen içimdesin,
Yukarı bak o zaman görürsün nerede olduğumu AŞKIM!!!


O güzelim sözler, o güzelim bakışlar ve aşkını itiraf etmen, olmuyor işte. Sen aklımdan çıkmıyorsun. Ben sana inandım, ben sana güvendim, ben sana hayatımı hediye ettim ve sen yaşamaya değecek tek nedenimsin. Ama inan bana artık her şey çok geç...


Sen olmayınca hayatımın hiç bir anlamı yok,
Frag mich nicht wo ich jez nun geblieben bin!
Seni unutamıyorum sen içimdesin,
Schau hinauf dann siehst du AŞKIM wo ich bin!


ACI ÇEKMEYENLER BAŞKALARININ ACI ÇEKEBİLECEĞİNİ AKILLARINA BİLE GETİRMEZLER.BAZILARINI HEP ALDATABİLİRSİNİZ, BAZEN DE HERKESİ...NE VAR Kİ, HERKESİ HER ZAMAN ALDATAMAZSINIZ...İŞTE, AYRILIKTA GÖZ AÇIP KAPAMA ZAMANI BİR YIL GİBİDİR.....

SEVGİLERLE